Yeni yayımlanan küresel bir araştırma, çalışanların ruh sağlığının giderek daha büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serdi. AXA ve IPSOS’un 16 ülkede gerçekleştirdiği ankete göre, stres, kaygı ve tükenmişlikle boğuşan çalışanların sayısı hızla artıyor.
Anket, 18-75 yaş arası bireylerin katılımıyla Belçika’dan Çin’e, Türkiye’den ABD’ye kadar geniş bir coğrafyada yapıldı. Katılımcılar; ekonomik belirsizlik, iş güvencesizliği ve sürekli olumsuz haberlere maruz kalmanın ruh sağlıklarını olumsuz etkilediğini belirtti.
Her üç kişiden biri en az bir ruh sağlığı sorunu yaşadığını ifade ederken, en sık karşılaşılan sorunlar arasında depresyon ve anksiyete yer aldı. Özellikle genç çalışanlar, bu sorunlardan çok daha derin bir şekilde etkileniyor.
İş yerinde stres arttıkça, hastalık izinleri de artıyor
Çalışanların önemli bir kısmı, yalnızca son iki hafta içinde olağanüstü düzeyde stres yaşadıklarını bildiriyor. AXA Avrupa Piyasaları ve Sağlık CEO’su Patrick Cohen, raporun tanıtımında yaptığı açıklamada, iklim krizi ve dijital tehditlerin de ruhsal kırılganlığı artırdığını vurguladı.
Araştırmaya göre, çalışanların dörtte birinden fazlası, geçtiğimiz yıl ruh sağlığıyla bağlantılı nedenlerle hastalık izni aldı. 2024 yılı itibariyle bu izinler, tüm hastalık izinlerinin yüzde 27’sini oluşturuyor — bu oran, 2023’e kıyasla dört puanlık bir artışa işaret ediyor. Fransa’da ise uzun süreli hastalık izinlerinin en büyük sebebi artık ruh sağlığı sorunları.
Ankette çalışanlar; uyku problemleri, karar verme güçlüğü, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi stres kaynaklı belirtileri sıkça yaşadıklarını bildirdi. Dünya genelinde depresyon ve anksiyetenin yılda yaklaşık 12 milyar iş günü kaybına neden olduğu tahmin ediliyor.
Genç yetişkinler daha fazla risk altında
Araştırma, özellikle 18-24 yaş grubundaki bireylerin ruh sağlığı konusunda ciddi risk altında olduğunu ortaya koydu. Genç çalışanların yüzde 42’si geçtiğimiz yıl ruhsal sorunlar nedeniyle izin aldı. Dahası, bu yaş grubunun yüzde 85’i az ya da çok stres, kaygı veya depresyon yaşadığını ifade etti.
Patrick Cohen bu durumu, “Genç kuşakta zihinsel kırılganlık çok daha derin. Kuşaklar arası fark net biçimde hissediliyor. Bu tablo bizi ciddi biçimde endişelendiriyor,” sözleriyle yorumladı.
Gençlerin yüzde 44’ü bir ruh sağlığı problemi yaşadığını açıkça dile getirirken, bu yaş grubunu en çok etkileyen iki etken öne çıkıyor: Sosyal medya kullanımı ve yalnızlık hissi. Gençlerin yüzde 52’si sosyal medyanın ruh sağlıkları üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söylerken, bu oran genel nüfusta yüzde 36’da kalıyor.