Kredi ve Kart Borcunu Ödeyemeyenlerin Sayısı 4 Milyona Dayandı

2025’in ilk beş ayında kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 1 milyonu aştı. Sadece mayıs ayında borcunu ödeyemediği için yasal takibe alınan kişi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38 arttı. Böylece yıl başından bu yana borcunu ödeyemeyen toplam kişi sayısı 1 milyon 38 bine ulaştı.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin yayımladığı verilere göre, bankalar açısından da durum giderek kötüleşiyor. Mayıs 2024’te 273 milyar lira olan batık kredi (tasfiye olunacak kredi) tutarı, bir yıl içinde yaklaşık yüzde 88 artarak 513 milyar liraya yükseldi. Bu artış, toplam krediler içerisindeki batık kredi oranını yüzde 1,9’dan yüzde 2,5’e çıkardı.

Bireysel borçta alarm zilleri çalıyor

Bireysel kredilerdeki sorunlu borç miktarı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Toplam 186,2 milyar liralık bireysel batık borcun içinde, 95,6 milyar lira kredi kartı borcundan, 65,7 milyar lira ihtiyaç kredilerinden ve 24,1 milyar lira kredili mevduat hesaplarından (KMH) oluşuyor. Bireysel kredilerde genel batık oranı yüzde 3,9 olsa da, ihtiyaç kredilerinde bu oran yüzde 5,4’e, kredi kartlarında yüzde 4,1’e, KMH’te ise yüzde 4’e kadar çıkmış durumda.

Rakamlar düşmüş gibi görünse de tablo daha vahim

Mayıs 2025 itibarıyla, kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen tekil kişi sayısı 1 milyon 38 bin 700 olarak kayıtlara geçti. Bu sayı, 2024 sonunda kaydedilen 1 milyon 859 bin kişilik zirvenin altında gibi görünse de, durum yanıltıcı. Zira 2024 sonundaki rekor, 2021 yılındaki 1,7 milyonluk seviyeyi bile aşmıştı.

Karşılaştırmalı bakıldığında, 2024’ün ilk beş ayında borcunu ödeyemeyen kişi sayısı 750 bin iken, bu yılın aynı döneminde bu sayı yüzde 38,5 artarak 1 milyonu geçti. 2023’ün ilk beş ayında ise sayı sadece 539 bindi. Böylece son iki yılda borcunu ödeyemeyenlerin sayısı neredeyse iki katına çıktı.

Sonuç olarak, mayıs ayı sonu itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödeyememiş, halen borcu devam eden kişi sayısı toplamda 4 milyon 96 bin 259’a ulaştı. Bu tablo, ekonomik kırılganlığın bireyler üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.