Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sıkı para ve maliye politikalarının ekonomide yavaşlamaya yol açtığını belirterek, bu durumun sanayi sektöründe kalıcı yapısal tahribat riski taşıdığı uyarısında bulundu. Ardıç’a göre, üretim altyapısının atıl kalması, nitelikli iş gücünün kaybı ve makinelerin değer yitirmesi, sanayinin toparlanmasını zorlaştırabilir.
ASO Meclis Toplantısı’nda sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların orta vadede fiyat istikrarını sağlamayı hedeflediğini ancak bu sürecin üretim cephesinde ciddi sıkıntılar doğurduğunu ifade etti.
Yüksek Faiz, Üreticiyi Zorluyor
Yatırımların önündeki en büyük engelin yüksek faiz oranları olduğuna dikkat çeken Ardıç, bu durumun krediye erişimi zorlaştırdığını ve özellikle KOBİ’leri ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Ardıç, işletme sermayesi ihtiyacını karşılayamayan reel sektörün bu koşullar altında ayakta kalmakta zorlandığını vurguladı.
Yatırım Teşvikleri Umut Vadediyor
Yeni Yatırım Teşvik Sistemi ve Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) gibi desteklerin sanayicilere umut verdiğini belirten Ardıç, 500 milyar liraya çıkarılan YTAK’ın yatırımlara önemli bir ivme kazandıracağını dile getirdi. Ancak bu desteklerin sadece yüksek teknolojili sektörlerle sınırlı kalmaması gerektiğini, geleneksel üretim alanlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin şart olduğunu kaydetti.
“Üretmeden Büyüyoruz” Uyarısı
2025’in ilk çeyreğinde gelen büyüme verilerinin beklentilerin altında kaldığını belirten Ardıç, büyümeyi iç talep ve inşaat sektörünün sürüklediğini, sanayi ve tarımın ise gerilediğini vurguladı. Sanayi üretimindeki daralmanın büyümenin kalitesine zarar verdiğini belirten Ardıç, “Üretmeden büyüme olmaz” dedi.
İhracat Düşüyor, Kapasite Geriliyor
İmalat sanayindeki kapasite kullanım oranlarının düşüşte olduğunu söyleyen Ardıç, Haziran ayında bu oranın yüzde 74,4’e gerilediğini belirtti. Son iki çeyrektir negatif seyreden net ihracatın büyümeyi aşağı çektiğini ifade etti. Ardıç, kalıcı ve sürdürülebilir bir kalkınma için üretimin artırılması gerektiğini söyledi.
“Sadece Talebi Değil, Arzı da Güçlendirmeliyiz”
Ardıç, dezenflasyon sürecinde sadece talebi kısmaya değil, aynı zamanda üretim gücünü korumaya da odaklanılması gerektiğini ifade etti. Arz cephesinde yaşanacak bir daralmanın hem fiyatlara hem de istihdama olumsuz yansıyacağını hatırlattı.
Maliye Politikası da Sıkılaştırılmalı
Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla değil, maliye politikasıyla da desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Ardıç, kamuda tasarrufun sadece söylemde kalmaması gerektiğini söyledi. Harcamalarda somut kısıntıların yapılmasının kamuoyunda güveni artıracağını belirtti.
Reform Çağrısı: Cesaret ve Ortak Akılla
Göreve geldiği günden bu yana yapısal reformların önemine dikkat çeken Ardıç, reformların teknik değil, aynı zamanda siyasi bir irade ve vizyon meselesi olduğunu dile getirdi. Hukuk, eğitim, vergi sistemi ve istihdam piyasasında atılacak adımların geleceği şekillendireceğini belirtti.
Jeopolitik Gerilimler ve Tedarik Zinciri Krizi
Ardıç, Orta Doğu’da artan çatışmalar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın küresel sistemi daha kırılgan hale getirdiğini söyledi. Rusya-Ukrayna savaşı ve Gazze’deki gelişmelerin tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini belirterek, sanayicilerin artan maliyet ve belirsizlikle baş etmekte zorlandığını ifade etti.
Vize Engeli Sanayiciyi Yoruyor
Sanayicilerin yurt dışı fuar ve iş bağlantılarına katılımının vize engelleri nedeniyle aksadığını söyleyen Ardıç, “Vize almayı geçtik, başvuru için bile aylar sonrasına randevu veriliyor” dedi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı’nın da bu konuda “Bu, hepimiz için utanç verici” sözlerini hatırlatarak, sorunun bir an önce çözüme kavuşması gerektiğini vurguladı.
“Ayrı Düşünebiliriz Ama Birlikte Hareket Ederiz”
Ardıç, ekonomide, hukukta, demokraside farklı görüşlerin olabileceğini ancak ülke menfaatleri söz konusu olduğunda bir araya gelmeyi bilen bir millet olduğumuzu ifade etti. “Biz sanayiciler, üretim kadar vicdanımız ve inancımızla da bu ülkeye sahip çıkıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı:
“Hedefimiz; başı dik, birliği güçlü, yarınları umut dolu bir Türkiye.”